Get Adobe Flash player

Gelibolu Koşusu

 

Bu yıl ilk defa düzenlenen 15 km. mesafeli Gelibolu Barış Koşusu’na Marla Ege Atletizm kulübünden toplam 15 üye katılmıştır.
Koşuya katılan arkadaşlarımızın tamamı başarılı bir şekilde yarışmayı tamamlamışlardır. Kendilerini kutlarız. Katılan üyelerimiz;

1. Ahmet Sırrı Eke
2. Hüseyin Polat
3. Hakan Pekatar
4. Ayşe Turunç
5. Aysima Cansun
6. Cihan Koç
7. Bülent Karakaya
8. Bülent Aksu
9. İbrahim Ötü
10. Hüseyin Can
11. Kudret Temel
12. Hasan İşbilen
13. Harun Tayyar
14. İsmail Adıgüzeloğlu
15. Uğur Hekim
Tarihte yeri bir başka olan yaklaşık 250 bin şehit verdiğimiz bu kutsal topraklarda koşmanın anlamı bizim için çok büyüktü. Kulüp olarak İzmir’den 16 kişilik kafile ile 23 Nisan 2009 sabahı saat 06.30 da İzmir’den Çanakkale’ye hareket ettik. Değerli arkadaşımız Cihan Koç un güzel sesinden dinlediğimiz türkülerle zevkli bir yolculuk sonrası saat 12.00 arabalı vapuruna yetişerek Eceabat a ulaştık. Kayıt formlarını doldurduk. Göğüs numaralarımızı aldık. Hemen otobüslere binerek yarış başlangıç yeri olan Anzak Koyuna geldik. Eşya torbalarımızı görevli araca teslim ettik ve başladık ısınma koşusuna. Hava da oldukça soğuk. Başlangıç noktası denize sıfır nokta Anzak Koyu. Türkiye’nin her yerinden gelen koşucu arkadaşlarımız oradalar .
Herkeste tatlı bir heyecan, mutlu bir ortam.
Saat tam 14.00 da yarış startı verildi. İlk 3-4 km hafif yokuşlu bir parkur. Herkes kendi temposunu yakalamaya çalışıyor. Önce toplu bir çıkış s onra tren katarı gibi arka arkaya kuyruk uzuyor, herkes birilerini takip ediyor. Yarış bitimine kadar aynı manzara. Koş koş önündekini ya takip et sen iyiysen geç. Başkasını yine takip et. Kendi temponu koruyarak koş koş koş.. Yarışma taktiği bu. Yarış birincisi olan kenyalı biz daha 500 ncü metredeyken o 1500 ncü metrede, maşallah uçuyor. Kabatepe müzesi önlerinde yokuş bitiyor, biraz yokuş aşağı koşalım dedik ne güzel, bir baktık ki önümüzden esen rüzgar dur bakalım nereye gidiyordun diyor. Bir de onunla mücadele ediyoruz. Yol artık yarış bitimine kadar asfalt. Herkes kendi temposunu bulmuş gidiyor. Tek duyulan nefes sesi artık.ya kendinki ya da yanına gelen veya geldiğin arkadaşın nefes ve ayak sesi. Koşarken bir koşucunun dikkat ettiği şeyler;
önünde koşan,
arkandan gelen,
yolun eğim durumu,
tempon,
koştuğun mesafe,
kalan mesafedir.
Burada farklı olan şey ise Mehmet Akif Ersoy’un dediği “Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver bu sessiz yığın bir vatan kalbinin attığı yerdir..” Anlamlı şiirinde söylediği gibi bizim anlamını bilerek bastığımız o topraklarda koşmanın heyecanını yaşamak çok özel bir zevk ve atmosferdi…
Gelibolu Eceabat kavşağını döndükten sonra rüzgarın arkadan geleceğini düşünürken sanki rüzgar rakibimizmiş gibi yine önümüzden esmesin mi.. Pes dedik artık.
Son 3-5 km. leri gelmiştik artık koşu konvoyu akıp gidiyordu. Yaklaşık 1 km Eceabat içinde hafif bir yokuş ve finiş noktası... Ayaklarınızda ve içinizdeki nefese göre son gücünüzü harcıyorsunuz artık. Ayaklar iyice açılıyor, adımlar büyüyor… O ne müthiş heyecan... Başarılı bir şekilde finish noktası önlerine kadar gelebilmek büyük mutluluk. Finish noktasını geçtiğinizde hemen saatinize göz atıp kronometreyi durduruyorsunuz. Bazen hedefinize uygun bazen de hedefinizden kötü derece çıkarabiliyorsunuz. Olsun bir yarışı da bitirmenin gururunu yaşıyorsunuz ya o bir başka zevk... Ne mutlu koşup yarışı bitirene.
Yarışmayı düzenleyen Çanakkale Rotary Kulübü, Opet ve Belediye Başkanlığı ve hizmeti geçen herkesi, bizlere böyle anlamlı ve heyecanlı yarışta koşma imkanı vermelerinden dolayı kutlarız. Her şey için teşekkürlerrrrr….
Saygı ve sevgilerle…